Aşkı Ne Öldürür?

Birçoğumuz evliliğin aşkı öldürdüğünü düşünürüz. Gayet güzel giden ilişkimiz evlendikten sonra çok monoton bir hal alabilir ve heyecanını kaybedebilir. Peki, evlilik aşkı öldürür mü? Aslında aşkı öldüren evlilik değil, çiftlerin monoton bir hayat sürmesi ve bunun sonucunda eşlerin birbirinden uzaklaşması. Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin’in bilgi ve önerileriyle aşkı ne öldürür konusuna derledik. Aşkın ömrünü uzatan ve monotonluktan kurtaran formülleri hep birlikte okuyalım.


Aşkı Ne Öldürür?

Sahiplenme Güdüsü

İlişkilerde bağlılık ve özgürlük sınırları iyi çizilmelidir. “Sen benimsin” ya da “Ben seninim” formülü ilişkinin bitmesine neden olan en önemli etkenlerdendir. Bu tutum, ilişkiyi mahrumiyet alanı gibi görmenize neden olur. İlişki içerisinde kendinizi gerçekleştirebilmeli ve birlikteliği de kendisi olarak sürdürmelisiniz.

Tüm yaşantımızda olduğu gibi ilişkimizde de değişim ve gelişim olacaktır. Bu yüzden geçmişe takılı kalmamalı ve yeni durumlara uyum sağlamalıyız. Böylece ilişkimiz daha uzun ve sağlıklı olacaktır. Ortak zevk alanları geliştirmeli ve karşımızdaki kişinin gerçekten nasıl olduğu ve nasıl hissettiğiyle ilgilenmeliyiz.

Tüm Zamanı Birlikte Geçirmek

Kişilerin kendilerine zaman ayırması ilişkiyi olumlu yönde etkileyecektir. Çiftler birlikte çok zaman geçirmeli ancak her an birlikte olmamalıdırlar. Kendinize ayırdığınız zamanlar olursa hem birbirinizi özler hem de birbirinize anlatacağız, paylaşacağınız yeni şeyler olur.

Sevgi, Saygı ve Güvenin Eksik Olması

İlişkide güven oluşabilmesi için sevgi, saygı ve sadakat olmalıdır. Saygı duymuyorsanız sevemezsiniz. Sevmediğiniz bir kişiyle de uzun bir birliktelik yaşayamazsınız. Ayrıca her iki tarafında birbirine güven duyması gerekir. Bir ilişki de cinsellik de ihmal edilmemesi gereken bir konudur. Aşkın en iyi aktarım yolu cinselliktir. Cinsel uyumu sağlamak için gidilecek en iyi yol ise açık açık konuşmaktır.

Kıskançlık

Seven insanın kıskandığını düşünürüz. Kıskançlığın sevginin ölçütü olduğunu sanırız.  Ancak durum tam tersidir. Kıskançlık arttıkça ilişkinin ömrü kısalır. Kıskanç olan kişiler, özgüveni eksik ve kendisini daha fazla seven kişilerdir.

Suçlamak

Eşlerin birbirini suçlaması ilişkinin bitmesine neden olan durumlardan biridir. Eşinize ağır eleştirilerde bulunuyor ve aşağılıyorsanız ilişkiniz bitme noktasına yaklaştı demektir. Eşinizi ve ilişkinizi diğer insanlarla ve diğer ilişkilerle karşılaştırmayın. Onun kıymetini bilin ve yaşadığınız ilişkinin tadını çıkarın. Eşinize isteklerinizi ve duygularınızı anlatmıyorsanız, onu anlayışsızlıkla suçlayamazsınız. Bu yüzden beklentilerinizi ve duygularınızı eşinize anlatmalısınız.


Monotonluk

Bir ilişkide monotonluk varsa iletişim eksikliği var demektir. İlişkinizde iletişiminizin yeterli olup olmadığını gözden geçirmelisiniz. Dürüst ve samimi bir şekilde iletişim kurmayı başaran çiftler, monotonluk sorununu çözmek için büyük bir adım atmış olurlar. İlişkide iki tarafta emek vermeli ve sadece karşı taraftan beklenmemelidir. Mesela herhangi bir günde ona küçük de olsa bir hediye alarak değer verdiğinizi gösterebilirsiniz.

Kendine Özen Göstermemek

Evde sürekli eşofman ya da şortla dolaşmayın. Her gün olmasa bile evdeyken de giyiminize, saçınıza özen gösterin.

Sürekli Aynı Şeyleri Yapmak

Birlikte yapabileceğiniz farklı aktiviteler bulun. Bunlar, santranç, tavla, puzzle olabilir. Ya da bisiklete binmek, plan yapmadan kısa bir tatile çıkmak. İlgi alanlarınıza göre farklı aktiviteler de bulabilirsiniz. Hem eğlenmiş hem de baş başa zaman geçirmiş olursunuz. Birlikte bir şeyler yapmak ilişkinize iyi gelecektir.

İlgili Yazı : Sağlıklı İlişki İçin 26 Kural



Kaynak: İndigo Dergisi14 Şubat Sevgililer Günü: Aşkı Ne Öldürür?